top of page

Cemal Süreya'nın Meyhane Şiirleri ve Koço

  • 29 Haz
  • 2 dakikada okunur

Türk şiirinde meyhane, sadece bir mekân değil; bir his, bir tutum, bir bakış açısıdır. Bu his en yoğun şekilde Cemal Süreya'da görülür. Onun şiirlerindeki kadeh, sofra, soğan, ekmek, lakerda imgeleri — bir başka şairde rastlanmayacak kadar somuttur. Moda İskelesi'nin karşısında olan Koço, Süreya'nın sıkça uğradığı ve şiirinde izi kalan mekanlardan biridir.

Cemal Süreya'nın Sofrası

Süreya, meyhaneyi yalnızlığın değil; arkadaşlığın yeri olarak görür. Şiirlerinde sofra, paylaşımın metaforudur. Üvercinka gibi şiirlerinde meyhane sahnesi, aşkın da arkadaşlığın da konuşulduğu yerdir.

Onun şiirinde rakı, romantik bir aksesuar değildir. Bir araçtır; sohbeti açan, hatırayı taze tutan, geceyi uzatan bir araç. Bu yüzden Süreya'nın meyhanesi gürültülü olamaz. Sohbetin duyulabildiği, sözün boğulmadığı bir mekândır.

Koço'yla İlişkisi

Cemal Süreya'nın Kadıköy yıllarında Koço sıkça uğradığı mekanlardan biriydi. Müdavimlerin anlattığına göre, iç salonun pencereye yakın bir köşe masasını severmiş. Soğan, lakerda, beyaz peynir — sade bir sofra. Bir veya iki kişi.

Onun seçtiği bu mekânın bir özelliği vardı: müziksiz meyhane olması. Süreya, yüksek müziği sevmezdi. Sözün kıymetini bilen biri için bu doğal bir tercihtir. Koço'nun asırlardır müziksiz olması, şairle mekânın arasındaki bağı kuran ana unsurlardan biridir.

Şiirin İzleri

Süreya'nın şiirlerinde geçen bazı imgeler, doğrudan Koço'nun mutfağıyla ilgilidir denemese de, çağdaşı eleştirmenler buna işaret eder. Bir meyhane sofrasının somut tasvirleri — lakerdanın yağlı parıltısı, soğanın keskin tadı, beyaz peynirin kavunla buluşması — bu sahneleri yaşamış birinin diliyledir.

Tarihi meyhane olmanın bir başka anlamı budur: orada yenen yemek, içilen rakı, kurulan sofra; sadece bir akşamla sınırlı kalmaz, edebiyata, şiire, hafızaya geçer.

Mekânın Hafızası

Koço'nun iç salonundaki bazı fotoğraflar Süreya dönemini yansıtır. Pencereye yakın masada oturmuş şairlerin siyah-beyaz fotoğrafları, asılı durur. Bu fotoğraflar dekoratif değil; tanıkçıdır. Bir akşam buraya gelen müşteri, Süreya'nın oturduğu masaya yakın oturduğunu bilmez bile — ama mekân bunu bilir, saklar.

Asırlık meyhane olmanın asıl anlamı, bu tür hafızaların korunmasıdır. Bir kuşaktan diğerine, bir akşamdan diğerine.

Bugün Hâlâ Aynı Mı?

Sofra düzeni değişmedi. Soğuk mezeler aynı. Lakerda aynı. Rakı kadehinin doldurulma biçimi aynı. Moda İskelesi'nin karşısında Koço, bu sürekliliği koruyan az sayıdaki mekândan biridir.

Bugün buraya gelen biri, Süreya'nın bakıp şiir yazdığı manzaraya bakabilir. Bu, hafıza ile bugünün buluşmasıdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Süreya'nın oturduğu masada oturulabilir mi?

Resmi olarak ayrılmış bir masa yok. Ama iç salonun pencereye yakın köşe masaları, edebiyat müdavimlerinin tercihiydi. Rezervasyonda bu yön belirtilebilir.

2. Koço'da hangi şairler ve yazarlar müdavimdi?

Cemal Süreya, Haldun Taner, Fazıl Hüsnü Dağlarca, Arif Damar, Tarık Akan, Şener Şen — başlıca isimler.

3. Edebiyat etkinliği yapılır mı?

Düzenli bir program yok ama özel günlerde edebiyat ağırlıklı sofralar kurulabiliyor. Önceden bildirilmesi gerekir.

Kapanış:

Cemal Süreya'nın meyhanesi, müziksiz, deniz manzaralı, sade bir mekândı. Bugün Moda İskelesi'nin karşısında olan Koço, bu tarifin canlı bir örneği olmaya devam ediyor. Buraya gelen biri, sadece bir akşam yemeği yemez; bir edebiyat geleneğinin son kuşaklarından birine katılır.

Adres: Moda Caddesi No:171, Kadıköy/İstanbul

Rezervasyon: 0216 348 06 96

İlgili Yazılar

Hepsini Gör

Yorumlar


©2026 Koço Restaurant

bottom of page